Skip Navigation LinksNews
Tüm Haberleri Göster

DAÜ Dr. Fazıl Küçük Tıp Fakültesi’nden Dünya Antibiyotik Haftası Açıklaması

DAÜ Dr. Fazıl Küçük Tıp Fakültesi’nden Dünya Antibiyotik Haftası Açıklaması
Yayınlanma Tarihi: 23 Kasım 2018

Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Dr. Fazıl Küçük Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi, KBB ve Baş Boyun Cerrahı Op. Dr. Didem Rıfkı, Dünya Antibiyotik Farkındalık Haftası sebebiyle önemli açıklamalarda bulundu. 1928 yılında Sir Alexander Fleming tarafından penisilinin bulunmasıyla antibiyotik kullanımının; tarihte birçok ölüme sebep olan, hayatları mahveden veya salgınlara yol açan hastalıkların önlenmesi ve tedavisinde önemli bir yer kazandığını ifade eden Op. Dr. Rıfkı, “Antibiyotiklerin insan ömrünün uzamasında ve hayat kalitesinin artmasındaki rolü tartışılmaz bir gerçektir. Ne var ki 1928’den sonraki 90 yılda biz antibiyotikleri kullandıkça bakteriler onlara karşı daha güçlü hale geldi. İlk kez 1940 yılında saptanan  antibiyotik direnç mekanizmasını, biz farklı antibiyotikler kullandıkça, diğerleri büyük bir hızla takip etti ve böylece bir kısır döngü yaşanmaya başladı” dedi.

“Hayvanlara Fazla Antibiyotik Veriliyor”

Antibiyotik direncinin günümüzde tüm dünyanın sağlık alanında yaşadığı en büyük problemlerden biri olduğuna dikkat çeken Op. Dr. Rıfkı, “Antibiyotik direnci dediğimiz, kısaca bakterilerin verdiğimiz antibiyotiğe karşı dayanıklı hale gelmesidir. Bunun dört önemli sebebi vardır: Aşırı antibiyotik kullanımı, uygunsuz antibiyotik kullanımı, tarım alanında aşırı antibiyotik kullanımı ve yeni antibiyotik üretmedeki zorluklar. Mevcut antibiyotiklerin etkisiz kaldığı durumlarda ihtiyaç duyulan yeni antibiyotik üretmek ve piyasaya sürmek; çeşitli aşamalardaki gerek teknolojik ve etik, gerekse de ülkeler arasındaki sağlık protokollerindeki farklılıklar ve antibiyotiği üretmek için yapılan alışmalar için alınması gereken izinler gibi kısıtlamalar sebebiyle hayli zordur. Bunun yanında, tarım hayvanlarına büyümelerini sağlamak, ürün kalitesini arttırmak ve enfeksiyonları önlemek için fazla antibiyotik verildiği bilinmektedir. Bundan dolayı, hayvanların bağırsaklarında dirençli bakterilerin oluştuğu gösterilmiştir. Hayvanlardaki bu dirençli bakteriler, et ürünleri tüketildiğinde insanlara geçer ve insanlarda hastalık yapar. Ayrıca antibiyotik verilmiş bu hayvanların dışkılarındaki bakteriler çevreye yayılır. Böylece etkilenen bitkilere antibiyotik kullanmak zorunda kalınır” diye konuştu.

“Reçetesiz Antibiyotik Kullanmayın”

Özellikle reçetesiz antibiyotik kullanmanın, gereksiz yere, yanlış antibiyotiği, yetersiz veya fazla dozda, gerekenden daha kısa veya uzun süreli kullanmak demek olduğunu vurgulayan Op. Dr. Rıfkı, “Reçetesiz antibiyotik kullanımı sebebiyle bakteri direnci çok büyük bir problem haline geldi. Bundan ötürü insanlar iyileşemiyor, yan etkilere maruz kalıyor, ülke ekonomisine devasa bir yük biniyor. Bu konuda halkımıza düşen görev doktordan çok doktor olmamak ve hasta olduklarında doktorun verdiği reçeteden dışarı çıkmamak. Ayrıca tabii ki doktorlarımızın da bu konu üzerine kendilerini eğitmeleri son derece önem arz ediyor. Eczacılarımızın da bu konuda hastaları uyarması, bu problemi çözmenin basamaklarından biri. Sözün özü, kaba tabirle  tekrardan eski dönemlere dönüp en basit enfeksiyonlar dolayısıyla ölmek veya zorluklar yaşamak istemiyorsak, doktorlar olarak bilinçlenmeli ve ona göre reçete yazmalı, hastalar olarak da antibiyotik kullanmadan önce mutlaka doktora danışmalı ve doktorumuzun önerilerinin dışına çıkmamalıyız. Ülkenin sağlık politikasını buna göre düzenlemeli ve tarımda kullanılan antibiyotikler üzerinde sıkı denetim uygulamalıyız” şeklinde konuştu.

DAÜ Web Siteleri