- Hakkımızda
- Eğitim
- Öğrenciler
- Araştırma
- Sosyal Hayat
- Mezunlarımız
- İletişim
Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nahide Gökçora, 4 Şubat Dünya Kanser Günü dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Kanserin, günümüzün en önemli sağlık sorunlarından biri olduğunu, sık görülmesi ve öldürücülüğünün yüksek olması nedeniyle de bir halk sağlığı sorunu olduğunu söyleyerek sözlerine başlayan Prof. Dr. Gökçora, kanserin, kardiyovasküler hastalıklardan sonra OECD (Organization for Economic Cooperation and Development) ülkelerinde mortalitenin önde gelen ikinci nedeni olduğunu ifade etti. 1960'da kanserden ölümlerin, tüm ölümlerin %15'ini oluşturduğunu, 2013'te ise bu rakamın %25'’e ulaştığını vurgulayan Prof. Dr. Gökçora, bazı ülkelerde kanserin ölümlerin en sık nedeni olduğunu söyledi. Prof. Dr. Nahide Gökçora açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
Tanı olanaklarının gelişmesi ve sağlık kuruluşlarından yararlanma olanaklarının artması ile her yıl daha çok kanser vakası teşhis edilmektedir. 100'ün üzerinde farklı kanser türü vardır, çoğu kanser başladıkları organla adlandırılmıştır. Çok sayıda kanser türü için gelişim riski yaşla birlikte yükselir. Genetik bir risk faktörü iken, tüm kanserlerin sadece %5 ile %10'u kalıtsal olarak tanımlanmaktadır. Sigara, obezite, egzersiz eksikliği ve aşırı güneş maruziyeti gibi çevresel etkiler gibi değiştirilebilir risk faktörleri tüm kanser vakalarının %90 – 95'ini açıklamaktadır (Health at a Glance, 2015 OECD raporu). Ayrıca tüm dünyada kanser sıklığı giderek artmaktadır. Bunun nedenleri:
Temel Sağlık Hizmetleri; kanseri önleme erken teşhis ve tedavi, kanser yükünü azaltmak için yapılan savaşta ön plana çıkmaktadır. Sigara, obezite, çevresel faktörler gibi kanser oluşumuna etkili risk faktörlerini toplumda azaltmak en önemli birincil koruma stratejisidir. İkincil koruma ise erken tanı amaçlı sağlıklı kişi izlemi ve tarama programlarıdır. Dünya’da birçok ülkede meme kanseri, serviks ve kolorektal kanser için tarama programları vardır. Üçüncül koruma da, tedavi ve rehabilitasyon amaçlı uygulamalardır.
Kanserin görülme sıklığını ve yeni vakaları bilmek sağlık sistemine önemli bir veri kaynağı olacaktır. Kanser konusunda veri toplamanın en iyi yolu kanser kayıt sistemleri kurmaktır. Sağlık hizmetlerinin etkili ve yararlı yürütülebilmesi, sektörün tüm kademelerinin birbirinden ve toplumdan haberdar olmasını sağlayacaktır. Belirli kanser türlerinin dağılımı, hastalığa yakalanan bireylerin sosyodemografik özellikleri (yaş, cinsiyet, etnik grup, din, meslek gibi), farklılıklar ve zamanla değişimleri ortaya koyarak kansere yol açan risk faktörlerinin belirlenmesinde ve ileride kanser gelişiminin engellenmesinde kullanılır.
Kanser Kontrol Programlarının uygulanabilmesi için öncelikle kanserin yaygınlığı, ne kadar kanserli hasta olduğu ve en çok görülen kanser türleri bilinmelidir. Kanser verilerinin toplanması, işlenmesi, kaydedilmesi, değerlendirilmesi, haritalandırılması ve paylaşım işlemleri bir ülkede şu faydaları sağlayacaktır:
Bu yıl Hollanda ve Belçika Kanser Kayıt Merkezleri ev sahipliğinde gerçekleşen Uluslararası Kanser Kayıtçılık Birliği (IACR) 2017 Kongresi’nde, ülkemizin ilk toplum tabanlı kanser kayıt verileri ‘Population-based Site –Specific Cancer Incidence Rates in North Cyprus’ adlı sunumla paylaşılmıştır. Bu ülkemiz için bir gurur vesilesidir. Sunum, TC Büyükelçiliği desteği ile KKTC Sağlık Bakanlığı ve Doğu Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi ortaklığında yürütülen KKTC’de Kanser Kayıtçılığı Projesi koordinatörleri Prof. Dr. Nahide Gökçora, Uzm. Dr. Figen Gülen İnce ve proje epidemiyoloğu Yrd. Doç. Dr. Mevhibe B. Hocaoğlu tarafından gerçekleştirilmiştir.
Sonuç olarak; Bildirim sistemleri, ülkelerin; hastalıklar hakkında sistematik bir şekilde veri toplayarak ortaya çıkış sıklıklarını ve davranış modellerini göstermektedirler. Planlama yapmak, kaynak ayırmak ve aktarmak, artış ile azalışları önceden tahmin etmek, koruma ve kontrol programlarını geliştirmek ve uygulamak için yaşamsal mekanizmalardır.
KAYNAKÇA