Skip Navigation LinksNews
Tüm Haberleri Göster

DAÜ Dr. Fazıl Küçük Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nahide Gökçora, “Kanser Kayıtçılığının Önemi” Hakkında Açıklamalarda Bulundu

DAÜ Dr. Fazıl Küçük Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nahide Gökçora, “Kanser Kayıtçılığının Önemi” Hakkında Açıklamalarda Bulundu
Yayınlanma Tarihi: 8 Nisan 2021, Perşembe

Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Dr. Fazıl Küçük Tıp Fakültesi Dekanı ve Kanser Kayıtçılığı Proje Koordinatörü Prof. Dr. Nahide Gökçora, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) Kanser Kayıtçılığı faaliyetleri kapsamında yürütülen çalışmalar hakkında açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Gökçora açıklamasında şu ifadelere yer verdi;

“Günümüzde Kanser hastalığı bir halk sağlığı sorunudur. Tüm dünyada en sık görülen iki ölüm sebebinden biri kanserdir. Hasta ve hasta yakınlarını etkilediği kadar ülke ekonomisi, iş gücü kaybı ve toplum psikolojisi  açısından da çok önemli etkileri vardır. Bu hastalıkla mücadelede hastalığın ülkede seyrine dair tam ve doğru verilere ulaşmak hastalığı önleme ve kontrol politikaları geliştirmek için olmazsa olmazdır. Bu verilere ulaşmanın yolu kanser kayıtçılığı ile ülkeye dair  kanser istatistiki verileri oluşturmaktan geçer.  Böylelikle toplumda farklı kanser tiplerinin; hangi bölgelerde, hangi yaş grupları ve cinsiyette görüldüğüne ve hangi kanser türünün hangi aşamada tanı aldığına dair en doğru sonuçlara ulaşılır.

Kendine ait belli kuralları olan kanser kayıtçılığı basit bir veri kaydetme yöntemi olmayıp  dünyada aynı disiplin içinde veri toplamayı, kaydetmeyi ve karşılaştırabilmeyi, ortak bir dil oluşturmayı içerir. Ülkemizde ilk kanser kayıt faaliyetleri 2003 yılında hastane tabanlı olarak başlamış olmakla birlikte, sürekliliği olan toplum tabanlı kayıtçılığa 2016 yılında geçilmiştir ve halen aktif olarak devam etmektedir.

2015 yılında KKTC Sağlık Bakanlığı ile DAÜ Dr. Fazıl Küçük Tıp Fakültesi iş birliği ile başlayan KKTC’de kanser kayıtçılığı faaliyetleri kapsamında 2012 - 2016 yıllarının kanser verilerini kapsayan 5 yıllık kanser istatistikleri 2019 yılı Kanser Haftası’nda toplumla paylaşılmıştır. Toplum tabanlı kayıtçılık faaliyetleri halen devam etmektedir. Ancak COVID-19 pandemisinden etkilenen birçok alanda olduğu gibi kayıtçılık birimimizde de kısmi aksamalar yaşanmıştır. Kanser kayıt işlemlerimizin yürütülmekte olduğu ofis pandemi sürecinde temas takip ekibinin kullanımına fedakarlıkla sunulmuştur. Yakın zamanda yeni bir fiziki düzen oluşturularak bu süreçte klasörlenerek hazırlanmış olan kanser olgu bilgileri hızla merkezi bilgisayara işlenmeye başlanmıştır. Kuzey Kıbrıs Kanser Kayıt Merkezi, faaliyete başladığı ilk günden beri Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı’nın (IARC) belirlemiş olduğu uluslararası standartlarda kayıt yapmakta olup, işlenen verilerin kalite kontrolünün ardından istatistiki sonuçlar ortaya konmakta ve yorumlanmaktadır. 2017 ve 2018 yılına dair kanser istatistiklerinin 2021 yılının Mayıs ayı sonunda toplum ile paylaşılması hedeflenmiştir.

Son olarak; kanser ile savaşta etkin bir tarama planı ve kanser kontrol planının oluşturulması için kayıtçılık verilerinin önemi büyüktür. Ülke kaynaklarının doğru kullanımı, halk sağlığının korunması ve erken tanı açısından izlenmesi gereken yol budur. 

22 Ekim 2018 tarihinde KKTC Meclisi’nde kabul edilen ‘Kanser Hastalığı Bildirim Yasası’ ile kanser hastalığının bildirimi zorunlu hale gelmiş ve bu yasal düzenleme kanser kayıtçılığına ivme kazandıracak bir adım olmuştur. Bu bağlamda; KKTC’de hizmet veren tüm doktor ve sağlık kuruluşları, kendi klinik veya birimlerinde tanı almış veya tedavi olan kanser olgularını KKTC Sağlık Bakanlığı’na bildirmelidirler. Bu bildirim web sayfasından erişebilecekleri Kanser Hastalığı Bildirim Formu’nu doldurarak yapılabilmektedir. Her yılın başında bir önceki yıla ait kanser verilerini toplayarak Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi’ne bağlı Kanser Kayıt Birimi’ne ulaştırmaları veya kendileri ile temasa geçecek Bakanlığın kanser kayıt elemanına iletmeleri gerekmektedir. Böylelikle ülkemize dair kanser istatistikleri süreklilikle elde edilebilecek ve daha etkili kontrol ve önleme çalışmaları sürdürülebilecektir. 

Projenin gerçekleşmesine katkı koyan KKTC Sağlık Bakanlığı, Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi Başhekimi Dr. Figen Gülen İnce, Kanser Kayıt Birimi Sorumlusu Dr. Minel Özen, Kanser Kayıt Birimi Personeli Mine Kaplan, DAÜ Dr. Fazıl Küçük Tıp Fakültesi öğretim üyeleri ve proje yürütücüsü Yrd. Doç. Dr. N. İlke Akçay ile Dr. Özge Cumaoğulları Eker’e, ayrıca başta tüm onkologlarımız ve patoloji laboratuvarı çalışanları olmak üzere verilerin toplanmasına katkı koyan herkese çok teşekkür ediyorum.”

 

Eğitim hayatına 2012-2013 Akademik Yılında başlayan Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Dr. Fazıl Küçük Tıp Fakültesi'nin verdiği eğitimin uluslararası standartlarda olduğu artık tescillendi.

Ulusal ve uluslararası standartlara tamamen uygun olduğu belgelenen Fakülte'nin uluslararası tanınırlığı olan diploması ise bundan böyle mezunlara yurt dışındaki mesleki sınavlara katılma şansı verecek.

Uluslararası alanda Kıbrıs'ın içinde bulunduğu bölgede tıp eğitimine yönelik akreditasyon veren tek kurum olan Tıp Eğitimi Programlarını Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği'nin (TEPDAD), DAÜ Dr. Fazıl Küçük Tıp Fakültesi ve Marmara Üniversitesi (M.Ü.) Tıp Fakültesi'nin ortak yürüttüğü Uluslararası Tıp Programı'nı akredite etmesinin ardından, DAÜ Dr. Fazıl Küçük Tıp Fakültesi Dekan Vekili Doç. Dr. Nilüfer Güzoğlu, Türk Ajansı Kıbrıs (TAK) muhabirine mülakat verdi.

Akreditasyon sayesinde DAÜ Tıp Fakültesi'nin uluslararası standartlarda eğitim verdiğinin tescillenmiş olduğunu kaydeden Güzoğlu, akreditasyonla üniversitenin statüsünün daha da güçlendiğini vurguladı. Güzoğlu, “Öğrencilerimiz uluslararası tanınırlığı olan bir diplomaya sahip olacak, yurt dışındaki mesleki sınavlara katılma şansını elde edecekler ve uluslararası alanda kariyerlerine devam edebilecekler. Daha önceki mezunlarımızdan da Avrupa ve Amerika'da çalışanlar var ama 2023 itibarıyla United States Medical Licensing Examination (USMLE) gibi sınavlara girmek için akredite bir fakülteden mezun olmak zorunlu hale geldi." dedi.

Güzoğlu, Fakülte'nin artık ÖSYM kılavuzunda “Akredite Tıp Fakültesi" olarak yer aldığını da dile getirdi.

 

“Akreditasyon eğitim kalitesini güvence altına almak ve sürekli gelişim için önemli"

Akreditasyonun fakültenin eğitim kalitesini güvence altına almak ve sürekli gelişim anlayışını sürdürmek için önemli olduğunu vurgulayan Güzoğlu, “Çünkü akreditasyon bir kere alındı ve bitti değil... Biz yıllık olarak bu heyete raporlarımızı göndermeye devam edeceğiz, belirli aralıklarla fakülteyi ziyaret edecekler ve şartları hâlâ sağlayıp, sağlamadığımızı kontrol edecekler. Dolayısıyla eğitim kalitemizi belirli standartlara oturtup güvence altına aldık, sürekli olarak eğitim kalitemizi çağın gereklerine uygun olarak yeniliyoruz anlamına geliyor" diye konuştu.

DAÜ-MÜ ortak tıp programının Dünya Tıp Fakülteleri Listesinde yer aldığını ve birçok mezunun uluslararası alanda kariyerlerine devam ettiğini de dile getiren Güzoğlu, şunları söyledi:

“Ayrıca fakültemizin KKTC'de ilk uluslararası tıp akreditasyona sahip tıp programı ve Türkiye'de ilk akredite ortak tıp programı olmasının gururunu yaşıyoruz. Bu fakültemizin sadece bölgesel değil küresel düzeyde de rekabetçi bir eğitim kurumu olduğunu gösteriyor."

 

Akreditasyon süreci…

İlk mezunlarını verdikleri 2018 yılı itibarıyla akreditasyon sürecine başladıklarını söyleyen Güzoğlu, uzun ve titiz bir çalışma gerektirdiği için pandeminin de araya girmesiyle sürecin uzadığını anlattı. Akreditasyon yolunda öğrenciler ve hocalarıyla birlikte özveriyle çalıştıklarını söyleyen Güzoğlu, TEPDAD tarafından yürütülen süreçte, eğitim programları, akademik ve idari kadrolarının, öğrenci destek hizmetlerinin ve klinik uygulamalarının detaylı şekilde incelendiğini kaydetti.

Güzoğlu, akreditasyon için öncelikle dokuz ana başlıktan oluşan bir değerlendirme raporu sunduklarını, raporun incelenerek kendilerine bazı revizyonlar önerildiğini, bu önerileri titizlikle yerine getirdiklerini anlattı. Ön değerlendirme raporunun onaylanmasının ardından ziyaret basamağına geçildiğini söyleyen Güzoğlu, şunları ifade etti:

“Geçen haftalarda TEPDAD heyeti fakülteyi ziyaret etti, tüm akademik kadroyu eğitim programlarını, öğrenci destek hizmetlerini titizlikle inceledi ve raporda yazılanların tutarlı olduğunu tespit ederek belgeledi. Bunun üzerine UTEAK oy birliği ile programımızın akredite olmasını kararlaştırdı."

Akreditasyon sürecinin kendilerine çok şey kazandırdığını belirten Güzoğlu, “Eğitimin sadece sınıf içi derslerden ibaret olmadığını, öğrenci destek hizmetleri, klinik uygulamalar ve mezuniyet sonrası takibin de büyük önem taşıdığını bir kez daha gördük" dedi.

 

Dersler... Program

DAÜ Dr. Fazıl Küçük Tıp Fakültesi Dekan Vekili Doç. Dr. Nilüfer Güzoğlu, öğrencilerin üç sene DAÜ'de klinik öncesi dersler aldığını, daha sonraki üç yılda ise Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne bağlı hastanelerde klinik eğitim görerek oradaki olanaklardan yararlandıklarını ve çok fazla hastayla birebir etkileşim içerisinde olduklarını anlattı.

Fakülte programının temel bilimleri ve klinik dersleri öğretmekle sınırlı olmadığını vurgulayan Güzoğlu, öğrencilere liderlik becerileri kazandırmak, hasta merkezli sağlık hizmeti sunmak, hastalarla etkili iletişim kurmak, meslekler arası iş birliği becerileri geliştirmelerine yardımcı olmak gibi birçok yetkinliği kazandırmayı hedeflediklerini söyledi.

Güzoğlu, bilimsel araştırmaları teşvik ettiklerini, daha ilk yıldan itibaren öğrencilerin araştırma projelerine dahil olduğunu belirterek, sosyal sorumluluk projelerine önem verdiklerini de kaydetti. Güzoğlu, öğrencilerinin toplum sağlığı ve dezavantajlı grupların desteklenmesi gibi projelerde aktif görev aldığını söyledi. Güzoğlu ayrıca, ikinci sınıftan itibaren öğrencilerin hastalarla hem kendi kliniklerinde hem de Gazimağusa Devlet Hastanesi'nde karşılaşmasını sağladıklarına da dikkat çekti. Güzoğlu, “Sadece iyi doktorlar değil, topluma duyarlı hekimler yetiştirmeyi amaçlıyoruz." diye konuştu.

 

Öğrenciler… Mezunlar… 23 ülkeden 230 mezun

Şimdiye kadar 230 civarında mezun verildiğini, mezunların yüzde 30'unun KKTC'den, yüzde 20'sinin Türkiye'den ve yüzde 50'sinin de uluslararası öğrencilerden oluştuğunu belirten Güzoğlu, halihazırda 23 farklı ülkeden mezunları bulunduğunu kaydetti.

Mezun takip sistemini geliştirmeye çalıştıklarını ancak ellerinde mezunlarıyla ilgili gerekli bilgilerin olduğunu anlatan Güzoğlu, hem Kıbrıs'a gelip çeşitli branşlarda çalışan hem de yurt dışında büyük başarılar elde eden mezunları bulunduğunu ve kendileriyle iletişim içerisinde olduklarını vurguladı.

 

Hedefler…

Fakültenin hedeflerinden de bahseden Güzoğlu, yüksek lisans, doktora ve master programı açmayı, uluslararası iş birliklerini geliştirmeyi, öğrenci değişim programlarını ve bilimsel araştırmaları artırmayı hedeflediklerini kaydetti.

DAÜ Web Siteleri